Vergi Usul Kanunu’nda Elektronik Tebligat Zorunluluğu: AYM Kararı ve 7587 Sayılı Kanun ile Gelen Yeni Düzenleme

I. Giriş

Son dönemde vergi idaresinin mükelleflerle iletişiminde temel araç hâline gelen elektronik tebligat, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun (“VUK”) 107/A maddesinde düzenlenmektedir. Bu yazıda, Anayasa Mahkemesi’nin (“AYM”) iptal kararı öncesi ve sonrası ile 7587 sayılı Kanun’la getirilen yeni yasal düzenleme incelenmektedir.

II. AYM Kararı Öncesi Dönem

VUK’un 107/A maddesinin önceki hâlinde, elektronik tebligatın kimler için zorunlu olacağı kanunda sayılmamış; bu konuda Hazine ve Maliye Bakanlığı’na (“Bakanlık”) yetki tanınmıştı. Bakanlık zorunlu kapsamı 456 Sıra No.lu VUK Genel Tebliği ile belirlemişti. Tebliğin, elektronik adrese ulaşıldığı tarihi izleyen beşinci günün sonunda yapılmış sayılacağına ilişkin kural ise AYM’nin 19.09.2019 tarihli, E.2018/144, K.2019/72 sayılı kararıyla Anayasa’ya uygun bulunmuştu. Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu’nun tebliğle öngörülen cezayı kanuni dayanaktan yoksun bulması (E.2017/618, K.2017/521) üzerine de 7103 sayılı Kanun ile VUK mükerrer 355. maddesine özel usulsüzlük cezası eklenmişti.

III. AYM’nin İptal Kararı ve Sonrası

AYM, 15.01.2026 tarihli, E.2025/94, K.2026/11 sayılı kararıyla VUK’un 107/A maddesinin üçüncü fıkrasında Bakanlığa tanınan “tebliğe elverişli elektronik adres kullanma zorunluluğu getirmeye ve kendisine elektronik ortamda tebliğ yapılacakları ve elektronik tebliğe ilişkin diğer usul ve esasları belirlemeye” ilişkin yetkiyi Anayasa’nın 13. ve 36. maddelerine aykırı bularak iptal etmiştir. Mahkeme, yetkinin sınırlarını çizen temel ilkelerin kanunda yer almamasını hak arama özgürlüğü bakımından Anayasa’ya aykırı görmüştür. Mahkeme, 03.04.2026 tarihinde yayımlanan iptal hükmünün, dokuz ay sonra, 03.01.2027 tarihinde yürürlüğe girmesine karar vermiştir.

Danıştay 3. Dairesi ise 06.04.2026 tarihli, E.2024/4288, K.2026/1632 sayılı kararında, iptal edilen kurala dayanılarak yapılan elektronik tebligatın hukuki sonuç doğurmayacağını ve buna dayanan ödeme emirleri ile haciz işlemlerinin dayanaksız kaldığını kabul etmiştir.

IV. 7587 Sayılı Kanun ile Yapılan Düzenleme

Yasa koyucu, iptal hükmü yürürlüğe girmeden önce 7587 sayılı Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 9. maddesiyle VUK’un 107/A maddesini yeniden düzenlemiştir. 01.07.2026 tarihinde yürürlüğe giren düzenlemeyle zorunlu kapsam, Anayasa Mahkemesi’nin iptal gerekçesiyle uyumlu şekilde doğrudan kanunda belirlenmiş, Bakanlığın yetkisi sistemin işleyişine ilişkin usul ve esaslarla sınırlandırılmıştır. Geçici 38. madde uyarınca önceden sisteme dahil olanların yeniden başvuru yapmalarına gerek yoktur.

V. Yeni Düzenlemenin İçeriği

Yeni düzenleme ve VUK Genel Tebliği (Sıra No: 596) ile öne çıkan hususlar şunlardır:

  • Kapsam: Kurumlar vergisi mükellefleri, gerçek usulde ticari, zirai veya mesleki kazanç elde edenler, kollektif ve adi komandit şirketler ile ÖTV (II) sayılı listedeki malları ilk kez edinenler sisteme dahil olmak zorundadır. %90 ve üzeri engelliler ile 18 yaşından küçükler kapsam dışında tutulmuştur.
  • İsteğe bağlı katılım ve sistemden çıkış: Zorunlu kapsamda olmayanlar talep üzerine sisteme dahil olabilir. Tüzel kişiler ticaret sicilinden (ya da tabi oldukları sicilden) terkin edildikleri tarih, gerçek kişiler ise ölüm veya gaiplik kararı tarihi itibarıyla sistemden çıkarılır. Zorunluluğu sona erenler, sisteme dahil olmayı gerektiren başka bir durum yoksa, zorunluluğun sona erdiği tarihten itibaren beşinci takvim yılından sonra; isteğe bağlı katılanlar ise aynı şartla talep tarihinden itibaren çıkış talep edebilir. 65 yaş ve üzerindekiler de talep hâlinde, talep tarihinden itibaren sistemden çıkabilirler.
  • Süre ve başvuru: Henüz sisteme dahil olmayan zorunlu mükellefler 30.11.2026’ya kadar, yeni mükellefler ise işe başlama tarihinden itibaren 15 gün içinde Dijital Vergi Dairesi üzerinden veya vergi dairesine talep bildirimiyle başvurmalıdır.
  • Tebliğ anı: Beşinci günün sonunda tebliğ edilmiş sayılma kuralı korunmuştur. Talep hâlinde yapılan SMS veya e‑posta bilgilendirmesinin yapılamaması tebligatın geçerliliğini ve süresini etkilemez.
  • Yaptırım: Yükümlülüğe uymayanlara VUK Mükerrer 355. maddesi uyarınca özel usulsüzlük cezası uygulanır. 2026 yılı tutarları birinci sınıf tüccar ve serbest meslek erbabı için 12.000 TL, ikinci sınıf tüccarlar için 6.000 TL, diğerleri için 3.000 TL’dir.

Vı. Sonuç

AYM, 15.01.2026 tarihli, E.2025/94, K.2026/11 sayılı iptal kararıyla elektronik tebligatın hangi mükellefler yönünden zorunlu olduğunun kanunla belirlenmesi gerektiğini ortaya koymuş; 7587 sayılı Kanun ile bu eksiklik giderilmiştir. Beşinci gün tebliğ edilmiş sayılma kuralı korunduğundan ve zorunluluğu bulunmasına ragmen sisteme dahil olmayanlar yönünden özel usulsüzlük cezası öngörüldüğünden, mükelleflerin sisteme süresinde dahil olmaları ve tebligat kutularını düzenli takip etmeleri önem taşımaktadır. Ayrıca mükelleflerin elektronik tebligatlar sebebiyle hak kaybı yaşamamaları adına, SMS ve e-posta bilgilendirmesi talebinde bulunmaları önerilmektedir.

Av. Dr. iur. Onur Ergönen, Yönetici Ortak